Benim Adım Yok…. Bunu ilk ne zaman fark ettim tam hatırlamıyorum.
Ama bir süredir şunu net bir şekilde yaşıyorum: Gece olunca her şey biraz daha ağır geliyor.
Gündüz aynı şeyler çok da sorun değil gibi.
Bir şekilde geçiyor. Oyalanıyorsun, meşgul oluyorsun, düşünmemeye çalışıyorsun. Hatta bazen gerçekten geçtiğini sanıyorsun.
Ama gece…
Gece olunca aynı şeyler geri geliyor.
Hem de daha yoğun bir şekilde.
Sanki gündüz üstünü kapattığın ne varsa, gece açılıyor.
Gündüz Kaçıyoruz, Gece Yakalanıyoruz
Gündüz kendini kandırmak daha kolay.
İnsanların içindesin, bir şeylerle uğraşıyorsun. Sürekli bir dikkat dağıtıcı var.
Telefon, konuşmalar, işler…
Zihnin hiç boş kalmıyor.
Ama gece olunca…
Hiçbir şey kalmıyor.
Ve ilk defa gerçekten kendi düşüncelerinle baş başa kalıyorsun.
İşte o an, kaçtığın şeyler seni buluyor.
“Geçti” Sandığımız Şeyler
İnsan bazen bir şeyi atlattığını düşünüyor.
“Geçti” diyor.
Ama aslında geçen bir şey olmuyor.
Sadece gündüz düşünmüyorsun.
Gece olunca anlıyorsun.
Bir anı, bir cümle ya da sadece bir his…
Bir anda aklına geliyor.
Ve fark ediyorsun ki, aslında hiçbir şey bitmemiş.
Sadece bekliyormuş.
Düşünmek Değil, Hissetmek Yoruyor
Gece sadece düşünmüyorsun.
Hissediyorsun.
Ve bu daha zor.
Çünkü düşünceyi susturabilirsin belki…
ama hissi susturmak kolay değil.
Bazen sebebini bile bilmediğin bir sıkıntı oluyor.
Açıklayamıyorsun.
Ama içindesin.
İşte o an insan şunu anlıyor:
Sorun sadece yaşanan şeyler değil.
Sorun, onların içinde kalması.
Kimse Görmüyor
Gündüz seni gören herkes normal sanıyor.
Çünkü normal davranıyorsun.
Gülüyorsun, konuşuyorsun, devam ediyorsun.
Ama kimse gece seni görmüyor.
Kimse o düşünceleri bilmiyor.
Kimse o hisleri hissetmiyor.
Ve bir süre sonra insan şuna alışıyor:
İçinde ne olursa olsun, dışarıda farklı görünmeye.
Belki de Hepimiz Böyleyiz
Bazen bunun sadece bana ait olduğunu düşündüm.
Ama sonra fark ettim ki değil.
Çoğu insan böyle.
Sadece kimse açık açık söylemiyor.
Herkes bir şeyleri içinde tutuyor.
Herkes bazı şeyleri tek başına yaşıyor.
Sonuç
Gece olunca her şeyin daha çok acıtmasının sebebi belki de çok basit.
Gündüz kaçtığımız ne varsa,
gece onlarla yüzleşmek zorunda kalıyoruz.
Ve insan…
en çok kendisiyle yüzleştiğinde yoruluyor.
